65 Yaş Üstü Acilde Öncelikli Mi? Bir Hastane Günüm
Acil Serviste Bir Gün: Heyecan, Kaygı ve Umut
Bir sabah, Kayseri’de normalden biraz daha yoğun bir hava vardı. Güneş, tam da girmesi gereken yerden, sabahın erken saatlerinde şehre ışıklarını salmaya başlamıştı. Benim için sıradan bir iş günü gibi başlamıştı, fakat bir anda olaylar zinciri öyle bir hale geldi ki, “acilde 65 yaş üstü hastalar öncelikli mi?” sorusu kafamda yankı yapmaya başladı.
Kendimi bir anda hastane acil servisinde buldum. Ama bu sadece bir nöbet değil, hayata dair önemli bir ders alacağım bir anıydı. Aklımda o an sorular dönüp duruyordu. Yaşlı insanlar acilde ne kadar öncelikli olmalıydı? Ya da, bir acil servisinde aslında hangi hayatlar daha değerliydi?
Birinci Sahne: O anki Kargaşa
Hastaneye girdiğimde, hemen sağdaki kapıdan çığlıklar duyuluyordu. Hızla içeri girdim ve birkaç saniye içinde kendimi kargaşanın tam ortasında buldum. Bir hasta, belini tutarak yere düşerken, yaşlı bir kadının sesi duyuldu: “Beni de hemen almazsanız ölürüm!” O an, hastanenin tıbbi ekiplerinin aceleyle koşuşturduğu, her şeyin hızla değiştiği o karmaşada, herkesin bir aciliyeti vardı.
Fakat, ne zaman ki, 65 yaş üstü bir adam, yerden kalkmakta zorlanarak kapıdan içeri girmeye çalıştı, ortamın sessizleştiğini fark ettim. Bir anda, herkesin yüzü endişeyle değişti. Yaşlı adamın oldukça zor durumda olduğunu fark eden hemşire, hemen hareket geçti ve bir şekilde ona da müdahale etmeye başladı. O an içimde bir şeyler kırılmaya başlamıştı; tıpkı o hastalar gibi, biz de bazen hayatta öncelikli olmayı bekliyoruz.
İkinci Sahne: Karar Anı
O an, etrafımdaki hastaların durumlarını hızlıca gözlemeye başladım. Genç bir adam ellerinden çok belli bir şekilde acı çekiyordu ama aciliyeti, yaşlı kadınınki kadar gözle görülür değildi. Hemşireler bir yanda, doktorlar diğer yanda ve bir güvenlik görevlisi, o anda acil servisteki herkesin aciliyetiyle ilgilenmeye çalışıyordu.
O an, gözlerim 65 yaş üstü yaşlı adamlara takıldı. Onların yaşlı bedenlerinin, hastalıkla ne kadar savaştığını düşündüm. Acaba bu insanlar, gerçekten bizim kadar öncelikli mi olmalıydı? Gerçekten bir hastanın yaşına göre öncelik sırası olmalı mıydı? Bu soruları düşünürken, birden gözlerim kadının bakışlarıyla buluştu. O bakışlar sadece bir yaşlı kadının çaresizliği değil, aslında bir insanın hayata olan tutkusuydu.
Üçüncü Sahne: İçsel Çalkantı ve Bir Anlık Duraklama
O kadar yoğun bir duygusal karmaşa yaşadım ki. Bir tarafta, yaşlı adamın gerçekten büyük bir acı içinde olduğunu görmek, öbür tarafta genç bir kadının acil müdahale bekleyen hıçkırıkları… Anlamıştım; acil serviste öncelik her zaman tıbbi duruma göre verilmeliydi, fakat bir taraftan da insan olmanın, yaşamanın, yaşlanmanın ve gerçekten değerli olmanın başka bir anlamı vardı.
O an, “Yaşlılar acilde öncelikli mi?” sorusuna kendi içimde bir cevap bulmaya başladım. Fakat cevabım, sadece yaşla ilgili bir durumdan öte, insanın yaşamına olan saygıyla ilgiliydi. İnsan yaşamına dair her şeyin, her anın ne kadar kıymetli olduğunu fark ettim.
Sonuç: İnsanlık, Zaman ve Öncelikler
Acil servis, hayatın ne kadar kısa ve kırılgan olduğunu her an hatırlatan bir yerdir. Burada, yaşlıların da gençlerin de acil müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini görmek, aslında insan olarak hepimizin aynı değere sahip olduğunu gösteriyor. Yaşlılar, belki daha fazla bakım ve ilgiye ihtiyaç duyuyorlar, fakat onların öncelikli olması da hayatın adaletine bağlıdır.
Bir hastanenin acil servisi, sadece tıbbi anlamda değil, duygusal olarak da herkesin bir öncelik taşıdığı bir yerdir. Yaşlıların, gerçekten yaşadıkları tüm mücadelelerle birlikte öncelikli olmalarını düşündüm. Hayat, bazen zor ama her zaman bir şekilde yolunu buluyor.
Son Söz
Evet, 65 yaş üstü hastalar acilde öncelikli olmalı mı? Bana göre, her hayat değerlidir. Ancak yaşla birlikte gelen birikim ve yaşam mücadelesinin de bir yeri olmalı. Acil servis gibi yerlerde, her an öncelikli bir hayat olabilir ve bu, sadece tıbbi aciliyetle ölçülmemelidir.